İslam Tarihi - Islamic History

Endülüs Tarihinin Mevcut Kaynakları Üzerine (I)

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfMükemmel 

Mehmet Özdemir'e ait okuduğum makaleden kısa notlar:

•    Endülüs Endülüs tarihinin kaynaklarının, ilgilisi dışında akademik câmiada yeterince bilindiği söylenemez.
•    Endülüs tarihine dair gerek Endülüslüler gerekse Endülüslü olmayanlar tarafından çok sayıda eser kaleme alınmış olmakla beraber, bunların bir bölümü, maalesef günümüze ulaşmamış ya da hali hazırda kayıp vaziyettedir.
•    Endülüs tarihi başlangıçtan itibaren Mağrib tarihiyle geçişkenlik arz ettiğinden Mağribliler de bu bölge hakkında eserler kaleme almışlardır.
•    Endülüs tarihi için Hıristiyan kaynakları da ayrı ve önemli bir yere sahiptir.
•    Elinizdeki bu ilk makale, bizzat Endülüslüler tarafından telif edilmiş ve günümüze ulaşmış kaynakların tanıtımına tahsis edilmiştir.
•    Aşağıda Endülüslülerce kaleme alınmış kaynaklar kabaca yedi gruba ayrılarak sunulmuştur. İlk önce tarih tarzında yazılmış eserler tanıtılmıştır. Bu grubu sırasıyla tabakât-terâcim kitapları, fihristler, edebiyat tarihleri, fezâil risaleleri, coğrafya ve seyahat kitapları, nihayet hukuk metinleri takip etmiştir.
•    Endülüs tarihine dair Endülüslüler tarafından tarih tarzında telif edilen kaynakların elimizdeki ilk örneği, Abdülmelik b. Habîb (ö. 238/853)’in Kitâbu’t- târihi’dir.
•    İbnu’l-Kûtiyye (ö. 367/977) Arap dili alanındaki çalışmalarıyla ismini duyurmuş olmakla birlikte umumiyetle Tarihu iftitahi’l-Endelus adlı eserin de müellifi kabul edilir.
•    Müellifi bilinmeyen ve muhtemelen III. Abdurrahman zamanında (912-961) yazılmış olan Ahbâru mecmu'a, Tarık b. Ziyad’ın 92/711’de İspanya’ya girişinden 111. Abdurrahman döneminin sonuna kadar meydan gelen olayları kapsar.
•    Endülüs’ün gerçek anlamda ilk profesyonel tarihçi ve coğrafyacısı olarak kabul edilen Ahmed er-Razî (344/955 [?]), ülkesinin tarihine dair önemli bir eser olan Ahbâru mutuki’l-Endelus'ü kaleme almıştır.
•    Ahmed er-Razî'den sonra Kurtubalı Arîb b. Sa'd (ö. 369/979-80)'ın günümüze ulaşan iki önemli eserinden söz etmek uygun olur. Bunlardan biri, Taberî’nin Tarihu’l-Umem ve’l-Mûluk'una zeyil olarak yazdığı Sılatu tarihi’t-Taberi diğeri astronomi ve iktisat tarihi bakımından önemli sayılabilecek Takvîmu Kurtuba’dır.
•    İbn Hayyân Endülüs tarihçiliğinin en önde gelen isimlerinden biri, belki de başta gelenidir. Tabakat kitaplarında "Endülüslü tarihçilerin sultanı, Endülüs tarihinin bayraktarı“ unvanlarıyla anılır. Gerek sonraki tarihçi ve edebiyatçıların onun eserlerinden bol miktarda nakillerde bulunması, gerekse el-Muktebes adlı tarihinin günümüze intikal edebilen kısımları üzerinde yapılan çalışmalar, İbn Hayyân'ın bu nitelendirmeleri hakettiğini göstermektedir.
•    İbn Hayyân Endülüs tarihine dair birden fazla eser kaleme almıştır. Bunlardan altmış cilt olduğu ifade edilen el-Metin’de 399-463 (1008-1071) yılları arasında geçen ve pek çoğuna şahit olduğu olayları anlatmaktaydı.
•    Abdullah b. Bulukkîn b. Bâdîs ez-Zîrî, bir tarihçi olmasa da, tanıklık ettiği olaylara dair tuttuğu et-Tıbyân, Mülûkü’t-Tavâif dönemine ışık tutan az sayıdaki birinci el kaynaklardan biri olma özelliğine sahiptir.
•    Münhasıran Mülûkü’t-Tavâif dönemi hakkında bilgi veren bir başka eser ise, E. Lévi-Provençal tarafından İbn İzârî’nin el-Beyânu'l-muğrib’inin XI. yüzyıl Endülüs tarihinden bahseden bölümüyle birlikte neşrettiği müellifi meçhul bir kroniktir.
•    İbn Hazm’ın da değişik alanlarda kaleme aldığı pek çok eserinin günümüze kadar ulaştığı bilinmektedir. Bunlardan Endülüs tarihine ışık tutması bakımından iki tanesine değinmek gerekir. Birisi Tavku’l-hamâme fi’l-ulfe ve'l-ullâf  diğeri ise Cemheratu ensâbi'l- Arab ’dır.
•    Gırnatalı tarihçi ve coğrafyacı İbn Gâlib’in Ferhatu'l-enfus fi târîhi'l-Endelus adlı eserinin bulunduğunu, bu eserin coğrafyaya dair bölümünün Endülüs coğrafyası ve topografyasına, tarihe dair bölümünün ise müellifin yaşadığı döneme kadarki Endülüs tarihine ve Endülüslü ünlü şahsiyetlerle alakalı anekdotlara tahsis edildiğini muahhar müelliflerin iktibasları sayesinde bilmekteyiz.
•    Bir başka Endülüslü tarihçi İbn Sahibu’s-Salât (ö. 594/1198’den sonra)’tır. Onun Kitâbu târihi’l-men bi’l-imâme adlı eseri, Muvahhidler dönemine tahsis edilmiştir.
•    XIV. yüzyılda İdarî, İlmî ve edebî kişiliğiyle temayüz etmiş olan Nasrî vezirlerinden Lisânuddin İbnu’l-Hatîb (ö. 776/1374-75), ülkesinin siyasî ve kültürel tarihine dair bîrden fazla eser telif etmiştir. El-İhâta fî ahbâri Gırnata bunlardan biridir.
•    İbnu'l-Hatîb,765/1364‘te tamamladığı Rakmu'l-hulel fî nazmi'd-duver adlı manzum eserinde ise, Nasrîler ve Merînîier’e kadar içinde Endülüs’ün de bulunduğu İslâm tarihini hikaye etmiştir.
•    Son olarak Künâsetu'd-dukkân, İbnu’l- Hatîb’in Selâ'da sürgünde iken Nasrî sultanı 1. Yusuf’a ve Merin sultanı Ebû İnân’a yazdığı mektuplardan oluşmakta olup, Gırnata-Mağrib arasındaki ilişkilerin bir dönemine ışık tutması bakımından oldukça önemlidir.
•    Muhtemelen İbnu’l-Hatîb'in çağdaşı olan, ancak ismi bilinmeyen bir müellif bize Zikru bilâdi'l-Endeius adlı önemli bir tarih kaynağını bırakmıştır.
•    Nasrîler dönemi hakkında bir Endülüslünün kaleminden çıkan sadece tek bir esere sahip bulunmaktayız. Nubzetü't-'asr fı inkidâi devleti Benî Nasr adlı bu eserin de müellifinin kim olduğu bilinmemektedir.
•    Şimdi de, tarih, özellikle de kültür tarihi kapsamında mutlaka müracaat edilmesi kaynaklardan olan “tabakât ve terâcim" türü eserler hakkında malumât serdedilecektir. Bu bağlamda kronolojik sıra içerisinde bahse konu olacak başlıca kaynaklar el-Huşenî’nin Ahbâru'l-fukahâ ve’l-muhaddisîn ve Kudâtu Kurtuba, İbnu’l-Faradî’nin Tarihu ulemâi'l-Endelüs, el- Humeydî’nin Cezvetü’l-muktebes, ed-Dabbî’nin Buğyetu’l-multemis, Feth b. Ha¬kan’ın Kalâid, İbn Beşkuval’ın es-Sıla, İbnu’l-Ebbâr’ın el-Hulletü's-siyerâ, İbnu’z- Zübeyr'in Sılatu’s-Sıla, en-Nübahî’nin Merkabetü’l-'ulyâ, nihayet İbn Cülcül’ün Tarihu’l- etıbbâ ve'I-hukemâ adlı eserleridir.
•    Tabakât-Teracim kitaplarıyla birlikte Fehreseier/Fihristler (el-Fihrist/el- Fehâris)'e de değinmeden geçmemek gerekir. Bernâmec de denilen Fihristler, müelliflerinin ders aldıkları hocalarının ve onların eserlerinin adlarını ihtiva eden bibliyografik listelerdi.
•    Bunlar arasında en meşhuru İbn Hayr (ö. 575/1179)'ın Fehresesidir.
•    İbn Asker (ö. 636/1239)’in el-İkmal ve'l-i'lam fi sılati’l-a'lâm miri ehli Mâlakati'i-kirâm, İbn Ebi’r-Rabî (ö. 688/1289), el-Mentûrî İbn Ebi’I-Kâsım et-Tucîbî (ö. 730/1330), Ebu’l-Hasen Ali b. Muhammed er- Ruaynî, Ebû Abdillah Muhammed b. Câbir el-Vâdîaşî (ö. 749/1348)’nin Bernâmec, Yahya b. Ahmed el-Himyerî (ö. 805/1402)’nin Fihrusu's-sirâc adlı eserleri günümüze ulaşan fihristlerdendir.
•    Terâcim-Tabakât eserleri ve fihristlerin yanında bu iki türle benzerlikleri farklılıklarından fazla olan “fezâil/fadâil" literatüründen de söz etmek yerinde olur.
•    Endülüs'ün üstünlüklerine dair iki risale günümüze ulaşmış bulunmaktadır. Bunlardan biri İbn Hazm'ın Fadlu’l-Endelus ve zikru ricâlihân adlı risalesidir. Diğeri de eş-Şekundî diye bilinen Ebu’l-Velîd İsmail b. Muhammed (ö. 629/1231-2) tarafından kaleme alınmıştır.
•    Endülüs şehirleri arasındaki rekabeti konu alan eserlerden ise elimizde sadece İbnu’l-Hatîb’in Mufâherâtu Mâleka ve Selâsı mevcuttur.
•    Endülüs tarihinin temel kaynakları arasında edebiyat tarihlerinin ayrı ve önemli bir yeri olduğu muhakkaktır. Bu kapsamda Endülüslüler tarafından kaleme alınıp günümüze intikal eden eserlerin başında İbn Abdirabbih (ö. 328/940)’in el-‘lkdu'l-ferîd’i gelmektedir.
•    Ebu’I-Hasen Ali b. Bessâm eş-Şenterînî (ö. 542/1147), Endülüs’ün yetiştirdiği en büyük edebiyat eleştirmenlerindendir. Onun günümüze intikal eden ez-Zehîra fî mehâsini ehli’l-cezira, Endülüs tarihi ve edebiyatı açısından çok kıymetli bir kaynaktır.
•    İbn Bessâm’ın ki kadar olmasa da İbn Dihye el-Kelbî (633/1235)’nin e/- Mutrib fî eş'âri ehlil-Mağrib adlı eserinde de Mağribli şâirlerle birlikte Endülüslülerden söz edilirken edebî birikim yanında sosyal hayata ilişkin kimi mevzulara ışık tutan değinmelerin olduğu müşahede edilmektedir.
•    Eserinden söz edilecek son Endülüslü coğrafyacı Muhammed b. Ebî Bekr ez-Zührî’dir. O, Kitâbu’l-cuğrâfiyye adlı eserinde dünya coğrafyasına dair genel bazı açıklamaların yanında Endülüs hakkında da bilgiler vermektedir.
•    Son olarak Endülüs tarihi araştırmalarında fıkıh/hukuk metinlerinin de önemli bir yere sahip olduğunu belirtmek gerekir.
•    Bu metinleri de kendi içinde iki kategoriye ayırmak mümkündür: Birincisi hisbe metinleridir. Yahya b. Ömer el-Endelüsî’nin Kitâbu ahkâmi’s-sûk’u günümüze ulaşan en eski hisbe metnidir.
•    Hisbe metinlerinin dışında kalan diğer metin kategorisini ise fetvâlar teşkil etmektedir. Bu bağlamda elimizde bazı metinler bulunmaktadır. Bunlardan biri, meşhur Malikî fakihi, Ceyyanlı Ebu’l-Esbağ İsa b. Sehl (ö. 486/1093)’e ait olan el-Ahkâmu’l-kübrâ’dır
•    Tabakât-Terâcim kitaplarına, fihristlere ve başka kaynaklara göz atıldığında Endülüslüler’in ülkelerine dair ne kadar çok eser yazdıkları kolaylıkla görülebilir. İSTEM'in bu sayısında neşredilen “Endülüs’te Tarih ve Kehhâle’ye Göre Endülüslü Tarihçiler" adlı makale de bu hususta bir kanaat oluşturmaya yardımcı olacak niteliktedir.

 

Endülüs Tarihinin Mevcut Kaynakları Üzerine (I) – Mehmet Özdemir, İstem, Yıl:7, Sayı:14, 2009, s. 11-40